HABER

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞININ 2026 YILI BÜTÇESİ KABUL EDİLDİ
10 Aralık 2025

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞININ 2026 YILI BÜTÇESİ KABUL EDİLDİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2026 Yılı Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifinin görüşülmesi kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Konuşmaların ardından Genel Kurulda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2026 Yılı Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifinin görüşülmesi kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Bakan Uraloğlu, AK Parti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 2002 yılından bu yana ulaştırma ve haberleşme alanlarında Türkiye’nin gelişimine yön veren ve geleceğine değer katan birçok yatırımı kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirtti. 

 

Yapılamaz denileni yaptıklarını, ulaşılamaz denilen hedeflere ulaştıklarını vurgulayan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“Milletimizin bize duyduğu güveni boşa çıkarmadık. Çok şükür. Attığımız her adım ve ortaya koyduğumuz her eser, Ülkemizin stratejik kapasitesine duyduğumuz güvenin ve milletimizin beklentilerini aşma irademizin açık bir göstergesidir.  Bu büyük yürüyüşte fedakarlık ve yüksek görev bilinciyle sorumluluk üstlenen tüm çalışma arkadaşlarıma da canı gönülden teşekkür ediyorum.”

 

2026 Yılında 571 Milyar Liralık Ödenek

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının çalışmalarının Türkiye’nin dört bir yanındaki 2 bin 3 şantiyesinde 103 binin üzerindeki personel ile aralıksız sürdüğünü belirten Uraloğlu, “Doğrudan istihdamımız 235 bin kişiye ulaşmış durumdadır. Yatırım programımızdaki 2 bin 171 projenin toplam büyüklüğü de 5,2 trilyon liraya ulaşmıştır. 2025 yılında Bakanlığımızın yatırım bütçesi için 488 milyar lira ödenek ayrılmıştı; 2026 yılında bu rakamı 571 milyar liraya çıkarmayı hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu.

 

“Net Sıfır Emisyon Hedeflerini Ulaştırma Politikalarımızın Temel Ekseni Olarak Kabul Ediyoruz”

 

Bakanlık vizyonun insan ve çevre odaklı, akıllı ve güvenli entegre ulaştırma sistemleri ile hızlı iletişim ağlarıyla dünyada öncü olmak olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Ulaştırma ve Lojistik Ana Planımız da tam olarak bu hedeflerin yol haritasıdır; tüm ulaşım segmentlerini tek bir sistem olarak ele alıyor, verimlilik, güvenlik ve çevre hassasiyetini bir araya getiriyoruz. İklim kriziyle mücadeleyi ve net sıfır emisyon hedeflerini ulaştırma politikalarımızın temel ekseni olarak kabul ediyoruz.” dedi.

 

Projelerin emisyon etkilerini uluslararası standartlara uygun modellerle hesapladıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Bu kapsamda, bisiklet yollarını yaygınlaştırıyor, güneş enerjisi santralleri ve ekolojik köprülerle karbon ayak izimizi sistematik şekilde küçültüyoruz. Son 23 yılda diktiğimiz 97 milyon fidanla da gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakma kararlılığımızı somut olarak sahaya yansıtıyoruz.” açıklamasında bulundu.

 

Türkiye Lojistik Dünyanın Doğal Merkezi

 

Türkiye’nin, Afro-Avrasya coğrafyasının tam ortasındaki stratejik konumunun Türkiye’yi lojistik dünyanın tartışmasız doğal merkezi kıldığını ifade eden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“Dört saatlik uçuş mesafesinde, 1,5 milyar insanın yaşadığı ve toplam ekonomik büyüklüğü 55 trilyon doları aşan 67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajı doğru okumak, ulaştırma ile iletişim stratejilerimizi küresel ölçekte, bütüncül bir anlayışla planlamak zorundayız. Bugün Türkiye’yi yalnızca coğrafi konumuyla tanımlamak artık yeterli değildir.  Çünkü Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde altyapı hamleleri, kriz çözme kabiliyeti, yapıcı diplomasisi ve güven inşa eden yaklaşımıyla ‘jeostratejik bir barış ve güven adası’ hâline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece ‘Türkiye’siz koridor olmaz’ demiyor; aynı zamanda “Türkiye’siz güvenlik ve istikrar da olmaz” diyoruz.”

 

“Denizyoluyla 45 Güne Varan Kıtalararası Nakliye Sürelerini, Türkiye Üzerinden Demiryoluyla 18 Güne İndiriyoruz”

 

Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin yalnızca bir geçiş noktası değil, Avrasya lojistiğinde istikamet belirleyen, barış yanlısı ve istikrarlı bir merkez olduğunu ve bu kapsamda Orta Koridor’u güçlendirdiklerini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Asya’dan Avrupa’ya uzanan bu koridor hem en kısa hem de en güvenli ticaret güzergâhıdır. Denizyoluyla 45 güne varan uluslararası nakliye sürelerini, Türkiye üzerinden demiryoluyla 18 güne indiriyoruz.” şeklinde konuştu.

 

Marmaray geçişiyle Çin’den gelen yükleri Avrupa’ya kesintisiz ulaştırdıklarını da dile getiren Bakan Uraloğlu, “Zengezur Koridoru’nun önemli bir bölümünü oluşturan Kars–Iğdır–Dilucu hattının tamamlanmasıyla Orta Koridor’u iki ayrı sınır kapısından ülkemize bağlayacak yeni bir stratejik derinlik oluşturuyoruz.” ifadesini kullandı.

 

Türkiye’nin lojistik gücünü zirveye taşıyacak tarihi bir hamle olan Kalkınma Yolu Projesi’nin de Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşacak yepyeni bir ticaret koridoru olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, “Türkiye’den geçecek kesimi karayolu ve demiryoluyla kıtalar arası ticaretin belkemiğini oluşturacaktır.  Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği ve yakın takibiyle hayata geçecek bu dev proje, Türkiye’nin jeopolitik üstünlüğünü ekonomik güce dönüştürecektir. Türkiye, sadece üzerinden geçilen bir köprü ülke değil, ticaretin rotasını çizen, yönünü tayin eden büyük bir ülkedir!”

 

“Kamu Özel İşbirliği Modeliyle Ülkemize 39 Milyar Dolarlık Daha Karlı Bir Yatırım Sağlamış Olduk”

 

Son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanına Kamu Özel İşbirliği projeleri dahil yaklaşık 300 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Bugün 4 sektörde tamamladığımız 71 Kamu Özel İşbirliği projesinin yatırım büyüklüğü 51 milyar dolardır.  Emtia fiyatlarındaki döviz bazlı artışlar esas alındığında, aynı projeleri bugün yeniden yapmanın bedeli 90 milyar dolardır.” diye konuştu.

 

Söz konusu yatırımların sadece kamu bütçesiyle yapılması halinde bu projelerin ya yıllarca gecikeceğini ya da hiç yapılamayacağını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Kamu Özel İşbirliği modeliyle, projeleri vaktinde hatta vaktinden önce bitirerek devletimizin elini güçlendirdik ve ülkemize 39 milyar dolarlık daha karlı bir yatırım sağlamış olduk.” dedi.

 

“Kamu Özel İşbirliği Modeliyle Havalimanlarımızdan Hazineye Yaklaşık 3,57 Milyar Euro Katkı Sağlanmıştır”

 

Kamu-özel işbirliğinin bir yapım modeli olduğu gibi aynı zamanda bir finansman modeli de olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

“İstanbul Havalimanı, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, İzmir Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi projelerimizin stratejik önemi bugün daha da net ortaya çıkmaktadır. Kamu Özel İşbirliği modeliyle hayata geçirdiğimiz havalimanı projelerimizde garanti rakamlarını aşarak önemli gelirler elde ediyoruz. Bu kapsamda İstanbul Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı projelerimizden toplam 137 milyon Euro ilave gelir elde etmiş olduk. Ayrıca bugüne kadar İstanbul Havalimanı, Antalya Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı’ndan toplam 3 milyar 428 milyon Euro kira geliri elde edilmiştir. Böylece Kamu Özel İşbirliği modeliyle havalimanlarımızdan hazineye yaklaşık 3,57 milyar Euro katkı sağlanmıştır"

 

KÖİ ile yapılan otoyolların hizmete açıldıkları tarihten bugüne garanti edilen trafik gerçekleşmelerini de paylaşan Bakan Uraloğlu, “İstanbul–İzmir Otoyolunda %163’e, Ankara–Niğde Otoyolunda %87’ye, Avrasya Tünelinde ise %106’ya yükselmiştir. Diğer otoyol projelerimizde de trafik artışları öngörülerin üzerinde seyretmektedir.” açıklamasında bulundu.

 

Bakan Uraloğlu, ayrıca Yavuz Sultan Selim Köprüsünü 2028, Kuzey Marmara Otoyolunun tamamını 2030 ve  Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolunu da 2030 yılında, ilerleyen yıllarda da diğerlerini teslim alacaklarını dile getirdi. Uraloğlu, “Yani bunlar milletin malıdır. Kamu Özel İşbirliği projelerinin tamamının işletme süreleri tamamlanıp Devlet’e geçtiğinde artık Bakanlığımız kendi yatırım bütçesinden daha fazlasını elde etmiş olacak.” dedi.

 

Ulaştırma yatırımlarını sadece ekonomik verimlilik ve rekabet gücü üzerinden değil, aynı zamanda Türkiye’nin güvenliği açısından da ele aldıklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Çünkü güçlü bir ulaşım altyapısı, kriz anlarında da ayakta kalan, milletine kesintisiz hizmet verebilen bir Türkiye demektir. Ulaştırma yapılarımızı en ağır senaryoya dayanıklı şekilde hayata geçirirken; ülkemizi afetlere karşı daha güçlü ve daha güvenli bir yapıya kavuşturuyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

5 Sektörde 44 Proje Tamamlandı

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun öncülüğünde, 2025 yılında ulaştırmadan altyapıya, haberleşmeden lojistiğe uzanan 5 sektörde toplam yatırım tutarı 190 milyar TL’yi bulan 44 projeyi tamamlayarak aziz milletimizin hizmetine sunduk.” şeklinde konuştu.

 

Ulaştırma Yatırımlarında Demiryolunun Payı Yüzde 50’nin Üzerine Çıktı

 

Ulaştırma yatırımlarında stratejik baktıkları demiryollarının yatırım payı tutarını yüzde 50 seviyesinin üzerine çıkarmış durumda olduklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, “İntermodal taşımacılıkta demiryolları, daha fazla yük taşıma kapasitesi, düşük maliyet, enerji verimliliği ve çevreci yapısıyla ülkemiz için de stratejik bir üstünlüğe sahiptir. Bu nedenle demiryolu yatırımlarını büyütmek, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma ve küresel ticaret koridorlarında daha güçlü bir konuma yükselme hedefinin temel unsurlarından biridir.” ifadelerini kullandı.

 

2028’de Demiryolu Ağı 17.287 Kilometreye Çıkacak

 

Hızlı tren hatları ile ülke genelinde; açıldığı günden itibaren yaklaşık 105 milyon yolcuya hizmet verdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “2053 hedeflerimiz doğrultusunda 4.158 kilometrelik hatta yapım çalışmalarını sürdürüyor; 2028’de demiryolu ağımızı 17.287 kilometreye, 12 olan Lojistik Merkezi sayımızı 25’e çıkarmayı planlıyoruz. 2028’e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayısını 11’den 27’ye yükseltmeyi hedefliyoruz.” dedi.

 

Uraloğlu, demiryolu ağını genişletirken aynı zamanda bu ağda kullanılacak her bir aracı, her bir bileşeni yerli ve milli imkanlarla üretmek için demiryolu sanayisini de güçlendirdiklerini belirterek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

“TÜRASAŞ tesislerimizi yenileyip üretim kapasitesini artırdık. E5000 Millî elektrikli lokomotifi, Millî elektrikli tren ve banliyö tren setlerimizi seri üretime aldık. Milli Hızlı Tren Seti üretimine başladık. Yıl sonuna kadar 10. elektrikli tren setini TCDD Taşımacılık’a; 8. millî banliyö setini de Gaziray’a teslim etmiş olacağız.” açıklamasında bulundu.

 

Uraloğlu, 2025  yılında ayrıca 16 Adet E5000 Millî Elektrikli Lokomotifin, 100 adeti Askerî Tank Taşıma olmak üzere 673 Yük Vagonu’nu teslim ettiklerini belirtti. Uraloğlu, bunlara ek olarak Kırıkkale – Çorum Hızlı Tren Hattı’nın ve Kars–Iğdır–Dilucu Demiryolu Hattı’nın temellerini attıklarını söyledi.

 

2026 yılında ise Osmaneli–Bursa kesimini, Çerkezköy–Kapıkule arasını hizmete açacaklarını belirten Uraloğlu, 2026’daTÜRASAŞ bünyesindeki Sakarya Hızlı Tren Fabrikası’nı da tamamlayacaklarını kaydetti.

 

2028 yılına kadar olan hedefleri de sıralayan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“Ankara-İzmir Hızlı Demiryolunu, Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Hızlı Tren Hattını, Bandırma–Bursa–Yenişehir–Osmaneli Hızlı Tren Hattının tümünü, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattının tamamını, Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattını, Karaman–Ulukışla Hızlı Tren Hattını ve Kırıkkale- Çorum kesimini tamamlamayı hedefliyoruz.”

 

“122 Kilometrelik Yeni Kent İçi Raylı Sistem Yapımı Sürüyor”

 

Türkiye’deki mevcut bin 36 kilometrelik kentiçi raylı sistem ağının 434 kilometresini Bakanlık olarak inşa ettiklerini ve tamamlanan hatlarla bugüne kadar yaklaşık 3 milyar yolcuya hizmet sunduklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Şu anda da 122 kilometrelik yeni hat yapımlarımız sürüyor; 297 kilometrelik yeni hat ise planlama aşamasında. Bu yıl; Konya Şehir Hastanesi–Stadyum 2. Etap Tramvay Hattı’nın  ve Kocaeli KörfezRay Metro Hattı’nın temellerini attık.” dedi.

 

Uraloğlu, 2026 yılında ise Halkalı–Başakşehir–İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın kalan bölümünü, Konya Şehir Hastanesi–Stadyum 2. Etap Tramvay Hattını tamamlayacaklarını kaydederek “İstanbul’da Altunizade–Çamlıca–Bosna Bulvarı Metro Hattı’nın Konya’da da Konyaray’ın inşaat çalışmalarına hızla devam ediyoruz. Trabzon Raylı Sistem Hattının, Samsun’da Kılıçdede–Şehir Hastanesi–Kamu Kampüsü, Yavuztürk-Ümraniye Spor Köyü, Adapazarı–Serdivan Tramvay çalışmalarına başlamayı hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu.

 

Bölünmüş Yol Ağı 30 Bin 14 Kilometreye Çıktı

 

Karayollarında; 2003’te 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol ağını 30 bin 14 kilometreye çıkardıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, “19 Kasım’daki komisyon toplantımızda sizlere bölünmüş yollarda 30 bin kilometrelik dev eşiğe yalnızca bir adım kaldığını ve inşallah yıl sonuna kadar bu 30 bin kilometreyi aşacağımızı söylemiştik. Verdiğimiz sözü tuttuk: bölünmüş yollarımızı 30 bin 14 kilometreye ulaştırdık. Bu rakam dünyanın çevresinin dörtte üçü demek! İnşallah durmak yok, yola devam edeceğiz ve daha güçlü Türkiye’yi inşa edeceğiz.” dedi.

 

Bölünmüş yol ağı ve otoyollar sayesinde; 768 milyon saat zaman, 2 milyar 520 milyon litre akaryakıt tasarrufu sağladıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Aynı zamanda 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda temizleyebileceği kadar, yani tam 6,3 milyon ton karbon emisyonunu da atmosferimizden bertaraf ettik. Gelecek nesillerimize de daha temiz bir gökyüzü bırakacağız.” açıklamasında bulundu.

 

“Son 10 Yıldaki Otoyol Artış Hızında Avrupa’da 1’inciyiz”

 

Bakan Uraloğlu, 8 bin 591 kilometre olan bitümlü sıcak karışımlı yol ağımızı 32 bin 708 kilometreye, 50 kilometre olan tünel uzunluğunu 838 kilometreye, 311 kilometreye olan köprü ve viyadük uzunluğunu ise 813 kilometreye yükselttiklerini söyledi.

 

Uraloğlu, “Otoyol ağımızı 3 bin 796 kilometreye çıkardık, 2028 sonunda 4.330 kilometreyi hedefliyoruz. Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında son 10 yıldaki otoyol artış hızında Avrupa’da 1’inciyiz. Trafik güvenliğinde 100 milyon taşıt-kilometre başına can kaybını %81 azalttık.” dedi.

 

Sadece 2025 yılında karayollarında hizmete açılan kesimler hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“Aydın–Denizli Otoyolu’nu, Konya Çevre Yolu’nun ikinci kesimini, Antalya Korkuteli–Elmalı Yolu’nu, Malatya Çevre Yolu’nun ikinci etabını, Elazığ–Harput Yolu’nu, Pazarkule–Edirne–TEM Bağlantı Yolu’nu, Batman–Hasankeyf Yolu’nu, Siirt–Kurtalan Yolu’nu, Bolu Göynük Çevre Yolu’nu, Lefkoşa Batı Çevre Yolu ve Girne Köprülü Kavşağı’nı, Bursa Doğancı Tüneli’ni, Elazığ Hazardağlı Yeni Nesil Kavşağı’nı, Pertek – Tunceli, Çemişgezek – Hozat ve Pertek – Hozat Yolu’nu, Amasya Aydınca Varyantı ve Şehit Ahmet Özsoy Tüneli’ni, Kaman Şehir Geçişi’ni, Kaman–Savcılı–Kırşehir İl Yolu’nu, Kaman Çevre Yolu BSK Yapımı ve Kaman Giriş Farklı Seviyeli Kavşaklarını, Rize Isırlık Yolu’nu, Trabzon Şehir Hastanesi Kavşağı’nı, Trabzon Boztepe Tünellerini, Antalya Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşakları’nı, Antalya Elmalı-Avlanbeli Yolu’nu, Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu’nu, İnegöl Giriş Kavşağı’nı tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk. Antalya - Alanya ve Ankara - Kırıkkale - Delice Otoyollarımızın temellerini attık.”

 

“Öne Çıkan Yeniliklerin Başında Akıllı Ulaşım Sistemleri Gelmektedir”

 

Bakan Uraloğlu, ulaşım altyapılarının dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve akıllı sistemlerle desteklenen çok yönlü yapılar hâline geldiğini vurgulayarak “Öne çıkan yeniliklerin başında akıllı ulaşım sistemleri gelmektedir. Trafik verilerinin gerçek zamanlı analiz edilmesi, otonom araçlara uygun koridorların oluşturulması ve sensör tabanlı yönetim altyapıları trafik hareketliliğini daha güvenli ve verimli hâle getiriyor.” dedi.

 

Karayolu güvenliğini artırmak için yol altyapısını sürücünün davranışını yönlendirecek şekilde güçlendirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Kaçış rampaları, sarsma bantları, adaptif kavşak sistemleri hayata geçiriyoruz. Ankara-Eskişehir Yolu,  Ankara-Nallıhan Yolu ve Trabzon-Gümüşhane yollarında hayata geçirdiğimiz Melodili Yol Uygulamasıyla da trafik güvenliğini artırdık ve yollara keyif kattık.” şeklinde konuştu.

 

“Her Yıl Ortalama 1,4 Havalimanını Hizmete Açarak, Gökyüzünde Sınır Tanımayan Bir Türkiye İnşa Ettik”

 

2003’te Türkiye’de 26 aktif havalimanı olduğunu, bugün bu sayının 58’e ulaştığını belirten Bakan Uraloğlu, “Adıyaman, Batman, Bursa Yenişehir, Çanakkale, Sabiha Gökçen Havalimanları gibi sivil havacılığa açık olmayan 16 pasif durumdaki havalimanımızı yenileyip sivil havacılığa açtık. İstanbul, Rize-Artvin, Ordu-Giresun, Yüksekova Selahaddin Eyyubi, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı gibi 16 yeni havalimanını daha sivil havacılığımıza kazandırdık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Yozgat Havalimanı ve Bayburt–Gümüşhane havalimanları ile bu sayı 60’a çıkacak.” şeklinde konuştu.

 

“Dış Hat Uçuş Noktası 355’e Ulaştı”

 

İç ve dış hatlarda toplam yolcu trafiğinin yaklaşık 34 milyon seviyesinde olduğunu hatırlatan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“2024 yılı sonunda 231 milyon yolcuya çıkarak Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’nci sıraya yükseldik. Dış hat uçuş ağımızda; 2003’te 50 ülkede 60 noktaya uçabiliyorduk. Bugün dış hat uçuş noktası 355’e ulaştı. İstanbul Havalimanı’nda üçlü bağımsız pist operasyonunu 17 Nisan 2025 itibarıyla devreye alarak Avrupa’da bir ilki gerçekleştirdik. Bu uygulamayı ABD’nin ardından hayata geçiren tek ülke olduk. İstanbul Havalimanımızda aynı anda 3 uçağın iniş ve kalkış yapmasıyla daha verimli ve dinamik kapasite yönetimi ile olası gecikmeleri ortadan kaldırdık. Aynı zamanda uçakların gökyüzündeki bekleme sürelerini azaltarak yakıt tasarrufu sağladık.”

 

“Sivas Divriği Hava Kampüsü’nün Açarak Hava Kampüsü Sayımızı 14’e Yükselttik”

 

Yıl içerisinde ise Antalya Havalimanı’nın yeni terminallerini hizmete alarak kapasitesini 82 milyon yolcuya çıkardıklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, “Sivas Divriği Hava Kampüsü’nün açarak hava kampüsü sayımızı 14’e yükselttik. Esenboğa Havalimanı’nda 2. Kule ve 3. Pist’in açılışını gerçekleştireceğiz.”

 

Türk Denizciliğinin Altın Yılı

 

2025 yılının Türk denizciliğinin altın yılı olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“2002’de 8,9 milyon dedveyt ton ile 17. Sırada olan Türk Deniz Ticaret Filomuzu Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğrultusunda 2.203 gemiyle 53,1 milyon dedveyt tona ulaştırarak dünya sıralamasında ilk 10’a taşıdık. 550 bin detveytton olan tersane kapasitemizi 4,79 milyon detveytton’a, 37 olan tersane sayısını ise 85’e, balıkçı barınağı sayımızı 178’den 400’e, 8.500 olan yat bağlama kapasitemizi yaklaşık 26 bine çıkardık.”

 

Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasına bu yıl Aliağa Limanını da eklediklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, “Ayrıca, bu yıl, Antalya Demre Yat Limanı’nı ve Gazipaşa Yat Limanı’nı da hizmete aldık.” diye konuştu.

 

“Ülkemizin 65. Denizcilik Anlaşmasını Umman Sultanlığı ile Birlikte İmzaladık”

 

Denizcilik alanında karar verici ülkeler arasında Türkiye’yi ön plana çıkardıklarını belirten Uraloğlu, “En son Londra’da düzenlenen Uluslararası Denizcilik Örgütü 34. Genel Kurulunda IMO Konsey üyeliğine 139 ülkenin desteğini alarak üst üste 14. kez seçildik. Ülkemizin 65. denizcilik anlaşmasını Umman Sultanlığı ile birlikte imzaladık.” diye konuştu.

 

Uraloğlu, gelinen noktada Türkiye’nin, denizcilik sektöründe bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek küresel güç haline getirdiklerini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Türkiye, stratejik konumu, büyüyen filosu, gelişen liman ve tersane altyapısıyla denizcilikte dünyada etkisi artan bir ülke hâline gelmiştir.” dedi.

 

“Fiber Altyapımız 638 Bin Kilometreye Çıktı”

 

Haberleşmede alanında da çok önemli hamlelere imza attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Mobil ve geniş bant abone sayımız 97 milyona ulaştı. Fiber altyapımız 638 bin kilometreye çıktı. Siber güvenlikte USOM koordinasyonuyla en üst kategori olan ‘Rol Model Ülke’ seviyesindeyiz.” açıklamasında bulundu.

 

TÜRKSAT 6A’yı hizmete aldıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“Böylece bir hayali daha gerçeğe dönüştürdük.  Ve sırada TÜRKSAT 7A var. Onun çalışmalarına da başlıyoruz. Yerli ve milli mühendislerimizle inşallah onu da gerçekleştireceğiz. Türkiye Yüzyılı’nı uzayda da taçlandıracağız, buna söz verdik, bu sözü de tutacağız! Uzay artık hayal değil; orada bayrağımızı dalgalandıran, iz bırakan, üreten ve söz sahibi olan bir ülkeyiz!”

 

“5G Teknolojisini Ülkemizde Devreye Alarak Mobil İletişimde Hız, Kapasite ve Hizmet Kalitesini Çağın Gerekleriyle Buluşturuyoruz”

 

Bütünleşik hizmet anlayışının sahadaki karşılığını güçlendiren bir diğer stratejik adımın ise Türkiye’nin haberleşme altyapısını yeni nesil teknolojilerle tahkim eden 5G süreci olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Türkiye, dijitalleşme yolculuğunda yeni bir safhaya daha geçmektedir. 5G teknolojisini ülkemizde devreye alarak mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturuyoruz.” dedi.

 

Bakan Uraloğlu, bu geçişle birlikte iletişim hızının yaklaşık on kat artacağını; vatandaşın daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkânına kavuşacağını belirterek sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“Bu stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturduk. 16 Ekim’de gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3,5 milyar dolar gelir elde edildi.  5G daha akıllı, daha güvenli ve daha verimli bir geleceğin anahtarıdır. İnşallah, 1 Nisan 2026 tarihinde 5G sinyali ile ülkemizi tanıştıracağız ve iki yıl içerisinde de bunu ülkemizde yaygınlaştırmış olacağız.”

 

“Gazeteciler 8K Görüntü Kalitesinde Kesintisiz Canlı Yayın Yapabilecek”

 

Yoğun cihaz bağlantısı kapasitesiyle 5G’nin, Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacağını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Bu teknolojiyle: tam otonom sürüşten akıllı ulaşım sistemlerine hayata geçireceğiz.  Sanayide akıllı fabrikalar, tıpta ameliyatlar. Gazetecilikte 8K görüntü…” ifadelerini kullandı.

 

Uraloğlu, 5G’nin, Türkiye’nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir etken olacağını kaydetti.

 

“Türk Telekom’un Sabit Hizmetler İmtiyazını 25 Yıl Süreyle Uzattık”

 

Uraloğlu, BTK ile Türk Telekom arasındaki anlaşmayla da Türk Telekom’un sabit hizmetler imtiyazını 25 yıl süreyle uzattıklarını belirterek “20 milyar dolarlık bir anlaşma. Hiç şüphesiz Türk Telekom’un sabit iletişim altyapısı aynı zamanda Türkiye’nin altyapısıdır. Bu nedenle Türk Telekom’un yaptığı her yatırım, doğrudan Türkiye’nin kazanımıdır.” diye konuştu.

 

2026 yılı bütçesini görüşürken, ortak hedefin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şekillenen Türkiye Yüzyılı vizyonuna ve güçlü Türkiye idealine hizmet etmek olduğunu kararlılıkla ifade eden Bakan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

 

“Bu bütçe; millet iradesinin tecelligâhı olan Gazi Meclisimizin denetimi ve desteğiyle, AK Parti iktidarlarımızın eser ve hizmet siyasetini daha ileriye taşıma iradesinin somut karşılığıdır. Cumhur ittifakı ile hizmet yolunda durmaksızın yolumuza devam edeceğiz. Ulaştırma ve altyapı, sadece yol, havalimanı ya da hat yapmak değildir; üretimi büyüten, ticareti hızlandıran, şehirlerimizi birbirine kenetleyen, vatandaşımızın refahını ve güvenliğini teminat altına alan stratejik bir devlet kapasitesidir. Bu anlayışla önümüzdeki dönemde; afetlere dayanıklı ulaştırma yapılarını bölgesel ve küresel ölçekte hayata geçirmeye devam edeceğiz. Doğudan batıya, kuzeyden güneye her ilimizin potansiyelini açığa çıkaracak bağlantıları güçlendirmek, kalkınmayı yurt sathına yaymak için bütün gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz. Bu bütçenin; aziz milletimizin beklentilerine, ülkemizin rekabet gücüne ve millî hedeflerimize güçlü katkılar sunmasını diliyor, millet adına aldığınız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.  Yüce Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.”

 

Konuşmaların ardından Genel Kurulda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.