Ulaştırma ve Altyapı Bakanı
Abdulkadir Uraloğlu, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2026 Yılı Bütçe
Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifinin görüşülmesi kapsamında
TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Konuşmaların ardından Genel Kurulda, Ulaştırma
ve Altyapı Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı bütçeleri kabul edildi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı
Abdulkadir Uraloğlu, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2026 Yılı Bütçe
Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifinin görüşülmesi
kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Bakan Uraloğlu, AK Parti olarak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 2002 yılından bu yana
ulaştırma ve haberleşme alanlarında Türkiye’nin gelişimine yön veren ve
geleceğine değer katan birçok yatırımı kararlılıkla hayata geçirdiklerini
belirtti.
Yapılamaz denileni yaptıklarını,
ulaşılamaz denilen hedeflere ulaştıklarını vurgulayan Uraloğlu, sözlerine şu
şekilde devam etti:
“Milletimizin bize duyduğu güveni
boşa çıkarmadık. Çok şükür. Attığımız her adım ve ortaya koyduğumuz her eser,
Ülkemizin stratejik kapasitesine duyduğumuz güvenin ve milletimizin
beklentilerini aşma irademizin açık bir göstergesidir. Bu büyük yürüyüşte fedakarlık ve yüksek görev
bilinciyle sorumluluk üstlenen tüm çalışma arkadaşlarıma da canı gönülden
teşekkür ediyorum.”
2026 Yılında 571 Milyar
Liralık Ödenek
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının
çalışmalarının Türkiye’nin dört bir yanındaki 2 bin 3 şantiyesinde 103 binin
üzerindeki personel ile aralıksız sürdüğünü belirten Uraloğlu, “Doğrudan
istihdamımız 235 bin kişiye ulaşmış durumdadır. Yatırım programımızdaki 2 bin
171 projenin toplam büyüklüğü de 5,2 trilyon liraya ulaşmıştır. 2025 yılında
Bakanlığımızın yatırım bütçesi için 488 milyar lira ödenek ayrılmıştı; 2026
yılında bu rakamı 571 milyar liraya çıkarmayı hedefliyoruz.” açıklamasında
bulundu.
“Net Sıfır Emisyon Hedeflerini
Ulaştırma Politikalarımızın Temel Ekseni Olarak Kabul Ediyoruz”
Bakanlık vizyonun insan ve çevre
odaklı, akıllı ve güvenli entegre ulaştırma sistemleri ile hızlı iletişim
ağlarıyla dünyada öncü olmak olduğunu ifade eden Uraloğlu, “Ulaştırma ve
Lojistik Ana Planımız da tam olarak bu hedeflerin yol haritasıdır; tüm ulaşım
segmentlerini tek bir sistem olarak ele alıyor, verimlilik, güvenlik ve çevre
hassasiyetini bir araya getiriyoruz. İklim kriziyle mücadeleyi ve net sıfır
emisyon hedeflerini ulaştırma politikalarımızın temel ekseni olarak kabul
ediyoruz.” dedi.
Projelerin emisyon etkilerini
uluslararası standartlara uygun modellerle hesapladıklarını söyleyen Bakan
Uraloğlu, “Bu kapsamda, bisiklet yollarını yaygınlaştırıyor, güneş enerjisi
santralleri ve ekolojik köprülerle karbon ayak izimizi sistematik şekilde küçültüyoruz.
Son 23 yılda diktiğimiz 97 milyon fidanla da gelecek nesillere daha temiz bir
çevre bırakma kararlılığımızı somut olarak sahaya yansıtıyoruz.” açıklamasında
bulundu.
Türkiye Lojistik Dünyanın
Doğal Merkezi
Türkiye’nin, Afro-Avrasya
coğrafyasının tam ortasındaki stratejik konumunun Türkiye’yi lojistik dünyanın
tartışmasız doğal merkezi kıldığını ifade eden Bakan Uraloğlu, sözlerine şu
şekilde devam etti:
“Dört saatlik uçuş mesafesinde,
1,5 milyar insanın yaşadığı ve toplam ekonomik büyüklüğü 55 trilyon doları aşan
67 ülkenin merkezinde yer alıyoruz. Bu avantajı doğru okumak, ulaştırma ile
iletişim stratejilerimizi küresel ölçekte, bütüncül bir anlayışla planlamak
zorundayız. Bugün Türkiye’yi yalnızca coğrafi konumuyla tanımlamak artık yeterli
değildir. Çünkü Türkiye,
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde altyapı hamleleri,
kriz çözme kabiliyeti, yapıcı diplomasisi ve güven inşa eden yaklaşımıyla
‘jeostratejik bir barış ve güven adası’ hâline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece
‘Türkiye’siz koridor olmaz’ demiyor; aynı zamanda “Türkiye’siz güvenlik ve
istikrar da olmaz” diyoruz.”
“Denizyoluyla 45 Güne Varan
Kıtalararası Nakliye Sürelerini, Türkiye Üzerinden Demiryoluyla 18 Güne
İndiriyoruz”
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin yalnızca
bir geçiş noktası değil, Avrasya lojistiğinde istikamet belirleyen, barış
yanlısı ve istikrarlı bir merkez olduğunu ve bu kapsamda Orta Koridor’u
güçlendirdiklerini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Asya’dan Avrupa’ya uzanan bu
koridor hem en kısa hem de en güvenli ticaret güzergâhıdır. Denizyoluyla 45
güne varan uluslararası nakliye sürelerini, Türkiye üzerinden demiryoluyla 18
güne indiriyoruz.” şeklinde konuştu.
Marmaray geçişiyle Çin’den gelen
yükleri Avrupa’ya kesintisiz ulaştırdıklarını da dile getiren Bakan Uraloğlu,
“Zengezur Koridoru’nun önemli bir bölümünü oluşturan Kars–Iğdır–Dilucu hattının
tamamlanmasıyla Orta Koridor’u iki ayrı sınır kapısından ülkemize bağlayacak
yeni bir stratejik derinlik oluşturuyoruz.” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin lojistik gücünü
zirveye taşıyacak tarihi bir hamle olan Kalkınma Yolu Projesi’nin de Basra
Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşacak yepyeni bir ticaret
koridoru olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, “Türkiye’den geçecek kesimi karayolu
ve demiryoluyla kıtalar arası ticaretin belkemiğini oluşturacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip
Erdoğan’ın kararlı liderliği ve yakın takibiyle hayata geçecek bu dev proje,
Türkiye’nin jeopolitik üstünlüğünü ekonomik güce dönüştürecektir. Türkiye,
sadece üzerinden geçilen bir köprü ülke değil, ticaretin rotasını çizen, yönünü
tayin eden büyük bir ülkedir!”
“Kamu Özel İşbirliği Modeliyle
Ülkemize 39 Milyar Dolarlık Daha Karlı Bir Yatırım Sağlamış Olduk”
Son 23 yılda ulaştırma ve
haberleşme alanına Kamu Özel İşbirliği projeleri dahil yaklaşık 300 milyar
dolarlık yatırım gerçekleştirdiklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Bugün 4
sektörde tamamladığımız 71 Kamu Özel İşbirliği projesinin yatırım büyüklüğü 51
milyar dolardır. Emtia fiyatlarındaki
döviz bazlı artışlar esas alındığında, aynı projeleri bugün yeniden yapmanın
bedeli 90 milyar dolardır.” diye konuştu.
Söz konusu yatırımların sadece
kamu bütçesiyle yapılması halinde bu projelerin ya yıllarca gecikeceğini ya da
hiç yapılamayacağını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Kamu Özel İşbirliği modeliyle,
projeleri vaktinde hatta vaktinden önce bitirerek devletimizin elini
güçlendirdik ve ülkemize 39 milyar dolarlık daha karlı bir yatırım sağlamış
olduk.” dedi.
“Kamu Özel İşbirliği Modeliyle
Havalimanlarımızdan Hazineye Yaklaşık 3,57 Milyar Euro Katkı Sağlanmıştır”
Kamu-özel işbirliğinin bir yapım
modeli olduğu gibi aynı zamanda bir finansman modeli de olduğunu ifade eden
Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“İstanbul Havalimanı, Avrasya
Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, Osmangazi Köprüsü,
İzmir Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi projelerimizin stratejik önemi
bugün daha da net ortaya çıkmaktadır. Kamu Özel İşbirliği modeliyle hayata
geçirdiğimiz havalimanı projelerimizde garanti rakamlarını aşarak önemli
gelirler elde ediyoruz. Bu kapsamda İstanbul Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı
projelerimizden toplam 137 milyon Euro ilave gelir elde etmiş olduk. Ayrıca
bugüne kadar İstanbul Havalimanı, Antalya Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı’ndan
toplam 3 milyar 428 milyon Euro kira geliri elde edilmiştir. Böylece Kamu Özel
İşbirliği modeliyle havalimanlarımızdan hazineye yaklaşık 3,57 milyar Euro
katkı sağlanmıştır"
KÖİ ile yapılan otoyolların
hizmete açıldıkları tarihten bugüne garanti edilen trafik gerçekleşmelerini de
paylaşan Bakan Uraloğlu, “İstanbul–İzmir Otoyolunda %163’e, Ankara–Niğde
Otoyolunda %87’ye, Avrasya Tünelinde ise %106’ya yükselmiştir. Diğer otoyol projelerimizde
de trafik artışları öngörülerin üzerinde seyretmektedir.” açıklamasında
bulundu.
Bakan Uraloğlu, ayrıca Yavuz
Sultan Selim Köprüsünü 2028, Kuzey Marmara Otoyolunun tamamını 2030 ve Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolunu da 2030
yılında, ilerleyen yıllarda da diğerlerini teslim alacaklarını dile getirdi.
Uraloğlu, “Yani bunlar milletin malıdır. Kamu Özel İşbirliği projelerinin
tamamının işletme süreleri tamamlanıp Devlet’e geçtiğinde artık Bakanlığımız
kendi yatırım bütçesinden daha fazlasını elde etmiş olacak.” dedi.
Ulaştırma yatırımlarını sadece
ekonomik verimlilik ve rekabet gücü üzerinden değil, aynı zamanda Türkiye’nin
güvenliği açısından da ele aldıklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Çünkü güçlü
bir ulaşım altyapısı, kriz anlarında da ayakta kalan, milletine kesintisiz
hizmet verebilen bir Türkiye demektir. Ulaştırma yapılarımızı en ağır senaryoya
dayanıklı şekilde hayata geçirirken; ülkemizi afetlere karşı daha güçlü ve daha
güvenli bir yapıya kavuşturuyoruz.” ifadelerini kullandı.
5 Sektörde 44 Proje Tamamlandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun öncülüğünde, 2025
yılında ulaştırmadan altyapıya, haberleşmeden lojistiğe uzanan 5 sektörde
toplam yatırım tutarı 190 milyar TL’yi bulan 44 projeyi tamamlayarak aziz
milletimizin hizmetine sunduk.” şeklinde konuştu.
Ulaştırma Yatırımlarında
Demiryolunun Payı Yüzde 50’nin Üzerine Çıktı
Ulaştırma yatırımlarında
stratejik baktıkları demiryollarının yatırım payı tutarını yüzde 50 seviyesinin
üzerine çıkarmış durumda olduklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, “İntermodal
taşımacılıkta demiryolları, daha fazla yük taşıma kapasitesi, düşük maliyet,
enerji verimliliği ve çevreci yapısıyla ülkemiz için de stratejik bir üstünlüğe
sahiptir. Bu nedenle demiryolu yatırımlarını büyütmek, Türkiye’nin
sürdürülebilir kalkınma ve küresel ticaret koridorlarında daha güçlü bir konuma
yükselme hedefinin temel unsurlarından biridir.” ifadelerini kullandı.
2028’de Demiryolu Ağı 17.287
Kilometreye Çıkacak
Hızlı tren hatları ile ülke
genelinde; açıldığı günden itibaren yaklaşık 105 milyon yolcuya hizmet
verdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “2053 hedeflerimiz doğrultusunda 4.158
kilometrelik hatta yapım çalışmalarını sürdürüyor; 2028’de demiryolu ağımızı
17.287 kilometreye, 12 olan Lojistik Merkezi sayımızı 25’e çıkarmayı
planlıyoruz. 2028’e kadar doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayısını 11’den
27’ye yükseltmeyi hedefliyoruz.” dedi.
Uraloğlu, demiryolu ağını
genişletirken aynı zamanda bu ağda kullanılacak her bir aracı, her bir bileşeni
yerli ve milli imkanlarla üretmek için demiryolu sanayisini de
güçlendirdiklerini belirterek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“TÜRASAŞ tesislerimizi yenileyip
üretim kapasitesini artırdık. E5000 Millî elektrikli lokomotifi, Millî elektrikli
tren ve banliyö tren setlerimizi seri üretime aldık. Milli Hızlı Tren Seti
üretimine başladık. Yıl sonuna kadar 10. elektrikli tren setini TCDD
Taşımacılık’a; 8. millî banliyö setini de Gaziray’a teslim etmiş olacağız.”
açıklamasında bulundu.
Uraloğlu, 2025 yılında ayrıca 16 Adet E5000 Millî Elektrikli
Lokomotifin, 100 adeti Askerî Tank Taşıma olmak üzere 673 Yük Vagonu’nu teslim
ettiklerini belirtti. Uraloğlu, bunlara ek olarak Kırıkkale – Çorum Hızlı Tren
Hattı’nın ve Kars–Iğdır–Dilucu Demiryolu Hattı’nın temellerini attıklarını
söyledi.
2026 yılında ise Osmaneli–Bursa
kesimini, Çerkezköy–Kapıkule arasını hizmete açacaklarını belirten Uraloğlu,
2026’daTÜRASAŞ bünyesindeki Sakarya Hızlı Tren Fabrikası’nı da
tamamlayacaklarını kaydetti.
2028 yılına kadar olan hedefleri
de sıralayan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Ankara-İzmir Hızlı Demiryolunu,
Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Hızlı Tren Hattını,
Bandırma–Bursa–Yenişehir–Osmaneli Hızlı Tren Hattının tümünü, Halkalı-Kapıkule
Hızlı Tren Hattının tamamını, Yerköy-Kayseri Hızlı Tren Hattını,
Karaman–Ulukışla Hızlı Tren Hattını ve Kırıkkale- Çorum kesimini tamamlamayı
hedefliyoruz.”
“122 Kilometrelik Yeni Kent
İçi Raylı Sistem Yapımı Sürüyor”
Türkiye’deki mevcut bin 36
kilometrelik kentiçi raylı sistem ağının 434 kilometresini Bakanlık olarak inşa
ettiklerini ve tamamlanan hatlarla bugüne kadar yaklaşık 3 milyar yolcuya
hizmet sunduklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Şu anda da 122 kilometrelik
yeni hat yapımlarımız sürüyor; 297 kilometrelik yeni hat ise planlama
aşamasında. Bu yıl; Konya Şehir Hastanesi–Stadyum 2. Etap Tramvay
Hattı’nın ve Kocaeli KörfezRay Metro
Hattı’nın temellerini attık.” dedi.
Uraloğlu, 2026 yılında ise
Halkalı–Başakşehir–İstanbul Havalimanı Metro Hattı’nın kalan bölümünü, Konya
Şehir Hastanesi–Stadyum 2. Etap Tramvay Hattını tamamlayacaklarını kaydederek
“İstanbul’da Altunizade–Çamlıca–Bosna Bulvarı Metro Hattı’nın Konya’da da
Konyaray’ın inşaat çalışmalarına hızla devam ediyoruz. Trabzon Raylı Sistem
Hattının, Samsun’da Kılıçdede–Şehir Hastanesi–Kamu Kampüsü, Yavuztürk-Ümraniye
Spor Köyü, Adapazarı–Serdivan Tramvay çalışmalarına başlamayı hedefliyoruz.”
açıklamasında bulundu.
Bölünmüş Yol Ağı 30 Bin 14
Kilometreye Çıktı
Karayollarında; 2003’te 6 bin 101
kilometre olan bölünmüş yol ağını 30 bin 14 kilometreye çıkardıklarını söyleyen
Bakan Uraloğlu, “19 Kasım’daki komisyon toplantımızda sizlere bölünmüş yollarda
30 bin kilometrelik dev eşiğe yalnızca bir adım kaldığını ve inşallah yıl
sonuna kadar bu 30 bin kilometreyi aşacağımızı söylemiştik. Verdiğimiz sözü
tuttuk: bölünmüş yollarımızı 30 bin 14 kilometreye ulaştırdık. Bu rakam
dünyanın çevresinin dörtte üçü demek! İnşallah durmak yok, yola devam edeceğiz
ve daha güçlü Türkiye’yi inşa edeceğiz.” dedi.
Bölünmüş yol ağı ve otoyollar
sayesinde; 768 milyon saat zaman, 2 milyar 520 milyon litre akaryakıt tasarrufu
sağladıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Aynı zamanda 1 milyon yetişkin ağacın
bir yılda temizleyebileceği kadar, yani tam 6,3 milyon ton karbon emisyonunu da
atmosferimizden bertaraf ettik. Gelecek nesillerimize de daha temiz bir gökyüzü
bırakacağız.” açıklamasında bulundu.
“Son 10 Yıldaki Otoyol Artış
Hızında Avrupa’da 1’inciyiz”
Bakan Uraloğlu, 8 bin 591
kilometre olan bitümlü sıcak karışımlı yol ağımızı 32 bin 708 kilometreye, 50
kilometre olan tünel uzunluğunu 838 kilometreye, 311 kilometreye olan köprü ve
viyadük uzunluğunu ise 813 kilometreye yükselttiklerini söyledi.
Uraloğlu, “Otoyol ağımızı 3 bin
796 kilometreye çıkardık, 2028 sonunda 4.330 kilometreyi hedefliyoruz. Avrupa
Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında son 10 yıldaki otoyol artış hızında
Avrupa’da 1’inciyiz. Trafik güvenliğinde 100 milyon taşıt-kilometre başına can
kaybını %81 azalttık.” dedi.
Sadece 2025 yılında
karayollarında hizmete açılan kesimler hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu,
sözlerine şu şekilde devam etti:
“Aydın–Denizli Otoyolu’nu, Konya
Çevre Yolu’nun ikinci kesimini, Antalya Korkuteli–Elmalı Yolu’nu, Malatya Çevre
Yolu’nun ikinci etabını, Elazığ–Harput Yolu’nu, Pazarkule–Edirne–TEM Bağlantı
Yolu’nu, Batman–Hasankeyf Yolu’nu, Siirt–Kurtalan Yolu’nu, Bolu Göynük Çevre
Yolu’nu, Lefkoşa Batı Çevre Yolu ve Girne Köprülü Kavşağı’nı, Bursa Doğancı
Tüneli’ni, Elazığ Hazardağlı Yeni Nesil Kavşağı’nı, Pertek – Tunceli,
Çemişgezek – Hozat ve Pertek – Hozat Yolu’nu, Amasya Aydınca Varyantı ve Şehit
Ahmet Özsoy Tüneli’ni, Kaman Şehir Geçişi’ni, Kaman–Savcılı–Kırşehir İl
Yolu’nu, Kaman Çevre Yolu BSK Yapımı ve Kaman Giriş Farklı Seviyeli
Kavşaklarını, Rize Isırlık Yolu’nu, Trabzon Şehir Hastanesi Kavşağı’nı, Trabzon
Boztepe Tünellerini, Antalya Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşakları’nı,
Antalya Elmalı-Avlanbeli Yolu’nu, Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu’nu, İnegöl Giriş
Kavşağı’nı tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk. Antalya - Alanya ve Ankara
- Kırıkkale - Delice Otoyollarımızın temellerini attık.”
“Öne Çıkan Yeniliklerin
Başında Akıllı Ulaşım Sistemleri Gelmektedir”
Bakan Uraloğlu, ulaşım
altyapılarının dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve akıllı sistemlerle
desteklenen çok yönlü yapılar hâline geldiğini vurgulayarak “Öne çıkan
yeniliklerin başında akıllı ulaşım sistemleri gelmektedir. Trafik verilerinin
gerçek zamanlı analiz edilmesi, otonom araçlara uygun koridorların
oluşturulması ve sensör tabanlı yönetim altyapıları trafik hareketliliğini daha
güvenli ve verimli hâle getiriyor.” dedi.
Karayolu güvenliğini artırmak
için yol altyapısını sürücünün davranışını yönlendirecek şekilde
güçlendirdiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Kaçış rampaları, sarsma bantları,
adaptif kavşak sistemleri hayata geçiriyoruz. Ankara-Eskişehir Yolu, Ankara-Nallıhan Yolu ve Trabzon-Gümüşhane
yollarında hayata geçirdiğimiz Melodili Yol Uygulamasıyla da trafik güvenliğini
artırdık ve yollara keyif kattık.” şeklinde konuştu.
“Her Yıl Ortalama 1,4
Havalimanını Hizmete Açarak, Gökyüzünde Sınır Tanımayan Bir Türkiye İnşa Ettik”
2003’te Türkiye’de 26 aktif
havalimanı olduğunu, bugün bu sayının 58’e ulaştığını belirten Bakan Uraloğlu,
“Adıyaman, Batman, Bursa Yenişehir, Çanakkale, Sabiha Gökçen Havalimanları gibi
sivil havacılığa açık olmayan 16 pasif durumdaki havalimanımızı yenileyip sivil
havacılığa açtık. İstanbul, Rize-Artvin, Ordu-Giresun, Yüksekova Selahaddin
Eyyubi, Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı gibi 16 yeni havalimanını daha sivil
havacılığımıza kazandırdık. Yani her yıl ortalama 1,4 havalimanını hizmete
açarak, gökyüzünde sınır tanımayan bir Türkiye inşa ettik. Yozgat Havalimanı ve
Bayburt–Gümüşhane havalimanları ile bu sayı 60’a çıkacak.” şeklinde konuştu.
“Dış Hat Uçuş Noktası 355’e
Ulaştı”
İç ve dış hatlarda toplam yolcu
trafiğinin yaklaşık 34 milyon seviyesinde olduğunu hatırlatan Bakan Uraloğlu,
sözlerine şu şekilde devam etti:
“2024 yılı sonunda 231 milyon
yolcuya çıkarak Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’nci sıraya yükseldik. Dış hat uçuş
ağımızda; 2003’te 50 ülkede 60 noktaya uçabiliyorduk. Bugün dış hat uçuş
noktası 355’e ulaştı. İstanbul Havalimanı’nda üçlü bağımsız pist operasyonunu
17 Nisan 2025 itibarıyla devreye alarak Avrupa’da bir ilki gerçekleştirdik. Bu
uygulamayı ABD’nin ardından hayata geçiren tek ülke olduk. İstanbul
Havalimanımızda aynı anda 3 uçağın iniş ve kalkış yapmasıyla daha verimli ve
dinamik kapasite yönetimi ile olası gecikmeleri ortadan kaldırdık. Aynı zamanda
uçakların gökyüzündeki bekleme sürelerini azaltarak yakıt tasarrufu sağladık.”
“Sivas Divriği Hava
Kampüsü’nün Açarak Hava Kampüsü Sayımızı 14’e Yükselttik”
Yıl içerisinde ise Antalya
Havalimanı’nın yeni terminallerini hizmete alarak kapasitesini 82 milyon
yolcuya çıkardıklarını hatırlatan Bakan Uraloğlu, “Sivas Divriği Hava
Kampüsü’nün açarak hava kampüsü sayımızı 14’e yükselttik. Esenboğa
Havalimanı’nda 2. Kule ve 3. Pist’in açılışını gerçekleştireceğiz.”
Türk Denizciliğinin Altın Yılı
2025 yılının Türk denizciliğinin
altın yılı olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Uraloğlu, sözlerine şu
şekilde devam etti:
“2002’de 8,9 milyon dedveyt ton
ile 17. Sırada olan Türk Deniz Ticaret Filomuzu Sayın Cumhurbaşkanımızın
vizyonu doğrultusunda 2.203 gemiyle 53,1 milyon dedveyt tona ulaştırarak dünya
sıralamasında ilk 10’a taşıdık. 550 bin detveytton olan tersane kapasitemizi
4,79 milyon detveytton’a, 37 olan tersane sayısını ise 85’e, balıkçı barınağı
sayımızı 178’den 400’e, 8.500 olan yat bağlama kapasitemizi yaklaşık 26 bine
çıkardık.”
Dünyanın en fazla konteyner
elleçleyen ilk 100 limanı arasına bu yıl Aliağa Limanını da eklediklerini
söyleyen Bakan Uraloğlu, “Ayrıca, bu yıl, Antalya Demre Yat Limanı’nı ve
Gazipaşa Yat Limanı’nı da hizmete aldık.” diye konuştu.
“Ülkemizin 65. Denizcilik
Anlaşmasını Umman Sultanlığı ile Birlikte İmzaladık”
Denizcilik alanında karar verici
ülkeler arasında Türkiye’yi ön plana çıkardıklarını belirten Uraloğlu, “En son
Londra’da düzenlenen Uluslararası Denizcilik Örgütü 34. Genel Kurulunda IMO
Konsey üyeliğine 139 ülkenin desteğini alarak üst üste 14. kez seçildik.
Ülkemizin 65. denizcilik anlaşmasını Umman Sultanlığı ile birlikte imzaladık.”
diye konuştu.
Uraloğlu, gelinen noktada
Türkiye’nin, denizcilik sektöründe bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek
küresel güç haline getirdiklerini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Türkiye, stratejik
konumu, büyüyen filosu, gelişen liman ve tersane altyapısıyla denizcilikte
dünyada etkisi artan bir ülke hâline gelmiştir.” dedi.
“Fiber Altyapımız 638 Bin
Kilometreye Çıktı”
Haberleşmede alanında da çok
önemli hamlelere imza attıklarını belirten Bakan Uraloğlu, “Mobil ve geniş bant
abone sayımız 97 milyona ulaştı. Fiber altyapımız 638 bin kilometreye çıktı.
Siber güvenlikte USOM koordinasyonuyla en üst kategori olan ‘Rol Model Ülke’
seviyesindeyiz.” açıklamasında bulundu.
TÜRKSAT 6A’yı hizmete aldıklarını
söyleyen Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
“Böylece bir hayali daha gerçeğe
dönüştürdük. Ve sırada TÜRKSAT 7A var.
Onun çalışmalarına da başlıyoruz. Yerli ve milli mühendislerimizle inşallah onu
da gerçekleştireceğiz. Türkiye Yüzyılı’nı uzayda da taçlandıracağız, buna söz
verdik, bu sözü de tutacağız! Uzay artık hayal değil; orada bayrağımızı
dalgalandıran, iz bırakan, üreten ve söz sahibi olan bir ülkeyiz!”
“5G Teknolojisini Ülkemizde
Devreye Alarak Mobil İletişimde Hız, Kapasite ve Hizmet Kalitesini Çağın
Gerekleriyle Buluşturuyoruz”
Bütünleşik hizmet anlayışının
sahadaki karşılığını güçlendiren bir diğer stratejik adımın ise Türkiye’nin
haberleşme altyapısını yeni nesil teknolojilerle tahkim eden 5G süreci olduğunu
söyleyen Bakan Uraloğlu, “Türkiye, dijitalleşme yolculuğunda yeni bir safhaya
daha geçmektedir. 5G teknolojisini ülkemizde devreye alarak mobil iletişimde
hız, kapasite ve hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturuyoruz.” dedi.
Bakan Uraloğlu, bu geçişle
birlikte iletişim hızının yaklaşık on kat artacağını; vatandaşın daha hızlı,
daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkânına kavuşacağını
belirterek sözlerine şu şekilde devam etti:
“Bu stratejik dönüşümün mali ve
kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturduk. 16 Ekim’de gerçekleştirdiğimiz
5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3,5 milyar dolar gelir elde edildi. 5G daha akıllı, daha güvenli ve daha verimli
bir geleceğin anahtarıdır. İnşallah, 1 Nisan 2026 tarihinde 5G sinyali ile
ülkemizi tanıştıracağız ve iki yıl içerisinde de bunu ülkemizde yaygınlaştırmış
olacağız.”
“Gazeteciler 8K Görüntü
Kalitesinde Kesintisiz Canlı Yayın Yapabilecek”
Yoğun cihaz bağlantısı
kapasitesiyle 5G’nin, Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacağını
kaydeden Bakan Uraloğlu, “Bu teknolojiyle: tam otonom sürüşten akıllı ulaşım
sistemlerine hayata geçireceğiz.
Sanayide akıllı fabrikalar, tıpta ameliyatlar. Gazetecilikte 8K
görüntü…” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, 5G’nin, Türkiye’nin
üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda
yükselten bir etken olacağını kaydetti.
“Türk Telekom’un Sabit
Hizmetler İmtiyazını 25 Yıl Süreyle Uzattık”
Uraloğlu, BTK ile Türk Telekom
arasındaki anlaşmayla da Türk Telekom’un sabit hizmetler imtiyazını 25 yıl
süreyle uzattıklarını belirterek “20 milyar dolarlık bir anlaşma. Hiç şüphesiz
Türk Telekom’un sabit iletişim altyapısı aynı zamanda Türkiye’nin altyapısıdır.
Bu nedenle Türk Telekom’un yaptığı her yatırım, doğrudan Türkiye’nin
kazanımıdır.” diye konuştu.
2026 yılı bütçesini görüşürken,
ortak hedefin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şekillenen
Türkiye Yüzyılı vizyonuna ve güçlü Türkiye idealine hizmet etmek olduğunu
kararlılıkla ifade eden Bakan Uraloğlu, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
“Bu bütçe; millet iradesinin
tecelligâhı olan Gazi Meclisimizin denetimi ve desteğiyle, AK Parti
iktidarlarımızın eser ve hizmet siyasetini daha ileriye taşıma iradesinin somut
karşılığıdır. Cumhur ittifakı ile hizmet yolunda durmaksızın yolumuza devam
edeceğiz. Ulaştırma ve altyapı, sadece yol, havalimanı ya da hat yapmak
değildir; üretimi büyüten, ticareti hızlandıran, şehirlerimizi birbirine
kenetleyen, vatandaşımızın refahını ve güvenliğini teminat altına alan
stratejik bir devlet kapasitesidir. Bu anlayışla önümüzdeki dönemde; afetlere
dayanıklı ulaştırma yapılarını bölgesel ve küresel ölçekte hayata geçirmeye
devam edeceğiz. Doğudan batıya, kuzeyden güneye her ilimizin potansiyelini
açığa çıkaracak bağlantıları güçlendirmek, kalkınmayı yurt sathına yaymak için
bütün gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz. Bu bütçenin; aziz milletimizin
beklentilerine, ülkemizin rekabet gücüne ve millî hedeflerimize güçlü katkılar
sunmasını diliyor, millet adına aldığınız kararların hayırlara vesile olmasını
temenni ediyorum. Yüce Meclisimizi ve
ekranları başında bizleri izleyen tüm vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.”
Konuşmaların ardından Genel
Kurulda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının 2026 yılı
bütçeleri kabul edildi.
Web sitemizde sizlere daha etkin, güvenli ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunabilmek için gizliliğe uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Çerez kullanımına ilişkin tüm detaylara Çerez Politikamızdan ulaşabilirsiniz.
Çerez Politikamızı İnceleyin